Anevrizma Belirtisi

Anevrizma, atardamarların duvarlarında çeşitli nedenlerle meydana gelen baloncuk şeklindeki patolojik olarak tanımlanan genişlemeleri anlatmak amacıyla kullanılan bir sözcüktür. Beyinde, aort damarlarında ya da periferal bir kan damarında oluştuğu görülebilir. Kan damarı duvarındaki bir zayıflık nedeniyle arterlerin anormal biçimde genişlemesi ya da patlaması demek olan anevrizma, halk tarafından genellikle beyinde meydana gelen sorunu (beyin anevrizması) belirtmek amacıyla kullanılan bir terimdir.

Sıklıkla Anevrizma Oluştuğu Görülen Bölgeler (Damarlar, Arterler)

Anevrizma beyinde ya da vücutta herhangi bir arterde ortaya çıkabilir ama aslında genellikle karın içinden kalbe giden aortta (vücuttaki en büyük damar) oluştuğu görülür.

Anevrizma, Beyinde, aort damarlarında ya da periferal kan damarında ortaya çıkabilir.

Beyin atardamarları da bu sorunun sıklıkla görüldüğü damarlardır.

Periferik arter anevrizması ise genellikle diz arkasında (popliteal arter), bağırsakta (mezenterik arter), dalak arterinde ve kasıkta (femoral arter) meydana gelir.

Anevrizma Nedenleri

Anevrizma, damarlarda meydana gelen bir zayıflıktan, atardamar duvarlarının zayıflamasından, genişlemesinden kaynaklanmaktadır. Bu zayıflık damarın patlamasına ve hayatı tehdit edebilecek kadar ciddi olan kanamalara yol açabilir. Bundan ötürü anevrizma belirtilerini ve önleme yöntemlerini incelemek, anevrizma nedeni olabilen durumları/hastalıkları ve anevrizma riskini artıran faktörleri öğrenmek yerinde olacaktır. Anevrizma riskini artıran ya da anevrizma nedeni olan bazı faktörler şunlardır:

Damar sertliği ya da ateroskleroz olarak isimlendirilen sorun ve damar duvarlarının bozulmasına neden olabilen birçok hastalık anevrizma sebepleri arasında bulunurlar.
  • Doğum kusurları anevrizmaya yol açabilirler.
  • Ateroskleroz (damar içinde yağ birikmesi) ya da damar sertliği olarak isimlendirilen sorun da anevrizma nedenlerinden birisidir. Bu soruna (damar sertliği)  neden olan sigara, şişmanlık, yüksek kan basıncı, kolesterol yüksekliği gibi faktörler de dolaylı olarak anevrizma sebebi olarak gösterilebilirler.
  • Marfan sendromu, bağ dokusu hastalıkları, sifilis (frengi) ve tüberküloz gibi hastalıklar damar duvarlarının yapılarının bozulmasına ve anevrizmaya neden olabilirler.
    Erkek olmak, yaşlı olmak, şeker hastası olmak, stresli yaşam tarzı gibi faktörler anevrizma riskini artıran etkenlerdir.
  • Erkek olmak ve ileri yaşlarda bulunmak anevrizma riskini artıran faktörlerdir.
  • Ailesinde ya da yakın akrabalarında anevrizma olan kişilerde aynı sorunun görülme ihtimali daha yüksektir.
  • Şeker hastalığı ve stres gibi faktörler de anevrizma sorunuyla karşılaşma riskini artıran etkenlerdir.

Anevrizma Belirtileri

Farklı vücut bölgelerinde bulunan arterlerde görülebilen anevrizma birçok farklı belirtiyle kendisini gösterebilir:

  • Bulanık ya da çift görme sorunu,
  • Yaşanan karışıklık veya bilinç kaybı durumu (kısa sürse de),
    Anevrizma belirtileri arasında kısa sürse bile görülen karışıklık ya da bilinç kaybı durumları da bulunmaktadır.
  • Işığa duyarlılığın artması
  • Kusma beraber ya da kendi başına görülebilen bulantı,
  • Gözbebeği büyümesi ve göz kapağı sarkması,
  • Nöbetler ve titreme halinin gözlemlenmesi,
  • Boyun tutulması,
  • Oldukça şiddetli biçimde hissedilebilen karın, pelvik veya bel ağrısı
  • Yutma güçlüğü çekilmesi,
    Şiddetli baş ağrısı ya da ışığa duyarlılığın artması gibi belirtiler anevrizma sorununu işaret eden belirtiler olabilirler.
  • Hastada bozuk konuşma veya konuşma yetersizlik gözlemlenmesi,
  • Yüzün bir tarafında uyuşma olması, güçsüzlük ya da felç durumlarının gelişmesi,
  • Taşipne (hızlı nefes alıp verme), taşikardi (hızlı kalp atışı) veya nefes darlığı,
  • Şiddetli baş ağrısı olması anevrizma belirtileri olabilirler.

Anevrizma Riskini Azaltan Önlemler

Anevrizma riskini azaltmak için anevrizmaya neden olabilen faktörlerin kontrol altında tutulması gerekir:

  • Sigara kullanmamak,
  • Tansiyonu ve kolesterolü kontrol altında tutmak,
  • Kilo almamak (alınan kolesterol ve yağ miktarını azaltmak),
  • Düzenli olarak egzersiz ya da diğer fiziksel aktiviteleri yapmak anevrizma sorunuyla karşılaşma ihtimalini azaltacaktır.

Anevrizma Tanısı ve Tedavisi

Anevrizma tanısı genellikle bu sorunla ilişkili olmayan nedenlerle yapılan tıbbi görüntüleme yöntemleri sayesinde konulmaktadır. Tedavi edilmeyen anevrizmalar organ yetmezliği, inme, şiddetli iç kanamalar gibi ciddi durumların da içinde yer aldığı diğer bazı sorunlara neden olabilirler. Bu sebeple yukarıda verilen belirtileri gösteren ve anevrizma riskini artıran faktörlerden etkilenen kişilerin dikkatli olmaları, düzenli doktor kontrolleri planlamaları yerinde olacaktır.

Kan akışını sağlayan yapay bir tüp olan stent, birçok cerrahi müdahalede yardımcı olan ve anevrizma tedavisinde de kullanılabilen bir malzemedir.

Anevrizma tedavisi ise kan basıncının kontrol altına alındığı, risk faktörlerinin kontrol edildiği, hastanın gözlemlendiği ve izlendiği, gerektiğinde anevrizma cerrahisine başvurulduğu bir süreç olarak anlatılabilir. Örneğin karın veya göğüs içi atardamarında büyüklüğü 5 cm üzerinde olan balonlaşmanın tespit edildiği hastalara ‘endovasküler stent’ takılan ameliyat yapılabilir.

Endovasküler stent, dayanıklı kumaşların metal tellerle güçlendirilmesi yoluyla elde edilen bir araçtır. Kasıktan takılan kateter vasıtasıyla yerleştirilir ve damardaki balonlaşmış kısmı devre dışı bırakır. Kan endovasküler stent olarak adlandırılan bu tüp yapının içinden geçmeye ve vücut işlevlerini normal olarak yerine getirmeye devam eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir