Gizli Şeker Belirtileri

Gizli şeker, tıp literatüründe pre-diyabet olarak ifade edilen durumu anlatmak amacıyla kullanılan bir terimdir. Pre-diyabet ya da gizli şeker, söz konusu olan kişinin kan şekerinin normalden yüksek olduğu ama diyabet tanısı koymak için yeterli olan düzeyde bulunmadığı durumlarda kullanılan kelimelerdir.

Gizli Şeker Tanısı Nasıl Konulur

Sağlıklı bir kişide ölçülen açlık kan şekeri 100 mg/dl altındadır. Normal şartlarda 70-100 mg/dl seviyesinde olan açlık kan şekeri değeri 126 mg/dl üzerine çıktığında, hastada diyabet (şeker hastalığı) olduğu anlaşılır. Söz konusu değer 100 mg/dl ile 125 mg/dl arasında bulunuyorsa, şeker yükleme testi (OGTT: Oral glukoz tolerans testi) yapılarak pre-diyabet (gizli şeker) olup olmadığı araştırılır.

Gizli şeker tanısı, açlık kan değerinin ve şeker yüklemesi yapıldıktan sonra ölçülen kan değerlerinin incelenmesi sonunda konulmaktadır.

Şeker yükleme testi (OGTT: Oral glukoz tolerans testi), 10-12 saat açlıktan sonra ölçülen kan şekeri değerinin normalden yüksek olduğu ama şeker hastalığı tanısı koymak için yeterli olmadığı durumlarda yapılır. 100 mg/dl ile 125 mg/dl arasında ölçülen açlık kan şekeri değerini takiben hastaya 75 g şeker içeren ve özel hazırlanan sıvı içirilir. 2 saat sonra tekrar kan şekeri ölçülür.

100 mg/dl ile 125 mg/dl arasında ölçülen açlık kan değerinin ardından yapılan şeker yüklemesi sonucunda ölçülen kan şekeri değerleri 140-199 mg/dL arasında bulunan kişiler, pre-diyabetik (gizli şeker hastası) olarak nitelendirilirler.

Şeker yükleme testi yapılan kişinin 2 saat sonunda ölçülen kan şekeri değeri 200 mg/dL üzerindeyse, diyabet (şeker hastalığı) tanısı konulur. Şeker yükleme testinin 2. saat tokluk değerinin 140-200 mg/dL arasında bulunduğu durumlar ise pre-diyabet (gizli şeker) olarak tanımlanır. Bozuk glukoz toleransı olarak da isimlendirilen bu durum, hastada diyabet (şeker hastalığı) sorununun ortaya çıkma ihtimalinin, riskinin arttığını göstermektedir. Açlık kan şekeri değerinin 100 mg/dl ile 125 mg/dl arasında bulunduğu ve şeker yükleme testinin 2. saat tokluk değerinin 140-200 mg/dL arasında olduğu durumlar, diyabet riskinin arttığını gösteren pre-diyabet (gizli şeker) olarak tanımlanan durumlardır.

Gizli Şekerin Ortaya Çıkarabildiği (Muhtemel) Sonuçlar

Hiperglisemi olarak adlandırılan şeker yüksekliği, uzun yıllar boyunca yavaş yavaş yükselen kan şekeri değerinin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Kan şekeri seviyesi belli bir rakamın (yukarıda belirtilen) üzerine çıkan hastalara Tip 2 Diyabet tanısı konulmaktadır. Dolayısıyla gizli şeker olarak isimlendirilen durum, diyabet hastalığına doğru giden bir yolun çeşitli noktalarında bulunmak anlamına gelmektedir. Tip 2 Diyabet teşhisi konulan hemen herkese daha öncesinde gizli şeker tanısı konulmuştur.

Gizli şeker, kan şekeri değerlerinin zaman içinde yükseldiği ve uzun yıllar alabilen bu süreç sonunda Tip 2 Diyabet hastalığının ortaya çıkmasına neden olabilen bir sağlık problemidir.

Yapılan araştırmalar, pre-diyabetik yani gizli şeker hastası olarak tanımlanan birçok kişide (10 yıl içinde) Tip 2 Diyabet hastalığının geliştiğini göstermektedir. Yapılan bazı araştırmalar ise, gizli şeker saptanan kişilerin %10-12’lik kısmında Tip 2 Diyabet rahatsızlığının geliştiğini göstermektedir. Bazı kaynaklarda hastalığın 5 yıl içinde gelişebileceği ve gizli şeker olarak tanımlanan durumun Tip 2 Diyabet hastalığına dönüşme riskinin %30-40 düzeyine kadar çıkabileceği belirtilmektedir.

Gizli şeker teşhisi konulan kişiler, kalp ve damar hastalıklarına yakalanma ihtimali diğer bireylerden daha yüksek olan (%50 daha fazla) kişilerdir.

Diyabet hastalığının gelişme ihtimalini artırmasının yanında kalp ve damar hastalıkları gibi önemli sağlık sorunlarına yakalanma ihtimalini de %50 oranında artıran gizli şeker, mutlaka ciddiye alınması gereken, Tip 2 Diyabet hastalığına dönüşmesini engellemek amacıyla gereken önlemlerin alınmasını gerektiren bir problemdir.

Gizli Şeker Risk Faktörleri

Şeker hastalığının başlangıcı olarak da değerlendirilen gizli şeker, genetik faktörler gibi bazı etkenlerin risk faktörü olarak kabul edildiği bir durumdur. Aşağıda önemli risk faktörleri ve riskli gruplar sıralanmıştır:

45 yaş güzel bir yaş olsa da, bu yaşın üzerine çıkan kişilerde gizli şeker sorunuyla karşılaşma ihtimali de artmaktadır.
  • Ailede, anne – babasında veya kardeşlerinde diyabet olan kişilerde gizli şeker ve sonrasında diyabet görülebilir.
  • 45 yaşın üzerine çıkan kişiler de şeker hastalıklarıyla karşılaşma riski yükselen bir gruptur.
  • Karın bölgenizde yağlanma varsa ve/veya ideal kabul edilen kilonuzun 10 kilo üzerinde bulunuyorsunuz, şeker hastalığıyla karşılaşma ihtimalinizin artmış olduğu söylenebilir.
  • Tansiyonun ve/veya kan yağlarının yüksek olması da risk faktörleri arasında sayılan durumlardır.
  • 40 yaşından önce menopoza giren bayanlar ve 4 kilonun üzerinde bebek doğuran bayanlar (özellikle daha önceki hamileliklerinde kan şekeri yüksek çıkan hanımlar), risk grubu içinde bulunan kişilerdir.

Gizli Şeker Belirtileri

Gizli şeker (pre-diyabet), aşağıdaki belirtilerle kendisini gösteren bir sorun olabilir:

Tatlıya olan düşkünlüğün artması ve açlık atakları, gizli şeker nedeniyle ortaya çıkan belirtiler olabilir.
  • Tatlıya düşkünlüğün artması, devamlı tatlı yeme isteği veya açlık atakları olması,
  • Gebelikte kan şekerinin bozulması,
  • Aşırı kilo alma ya da kilo verme durumları,
  • Şeker düşmeleri,
  • Gündüzleri uyuklamak,
  • Ani şekilde ve ufak şeyler karşısında bile öfkelenme, sinirlenme,
  • Görmede bulanıklık olması,
  • Gece terlemeleri, geceleri başın terlemesi, terlemenin genel olarak artması,
  • Halsizlik, yorgunluk halleri,
  • Sabah zor uyanmak ve yataktan zor kalkmak,
  • Huzursuzluk, sıkıntı, ruhsal durumda değişiklik, kolay şekilde depresyona girme,
  • Artan susuzluk hissi, gizli şeker sorunu yaşayan kişilerde sıklıkla görülen belirtilerdir.

Gizli Şeker Tedavisi

Şeker hastalığına yakalanma riski yüksek olan kişiler, ailesinde şeker hastası olan kişiler ya da gizli şeker tanısı konulan kişiler, endokrin uzmanına başvurarak gizli şeker probleminin şeker hastalığına dönüşmesini önleyecek tedbirleri alabilirler, tedaviye başlayabilirler.

Tedavi öncesinde gizli şeker sorunu olduğunu bilen ya da şeker hastalığına yakalanma ihtimali yüksek olan kişiler, yaşam tarzlarında bazı değişiklikler yaparak ve beslenme düzenlerine, diyetlerine dikkat ederek önlemler alabilirler. Bu önlemler arasında

Gizli şeker hastalarının almaları gereken önlemler arasında ilk sıralarda bulunanlardan birisi, sağlıklı bir beslenme düzeni takip etmek olarak gösterilebilir.
  • sağlıklı beslenme (sebze-meyve ağırlıklı, karbonhidrat alımına dikkat edilen, zeytinyağı ve sıvıyağ gibi yağların tüketildiği beslenme düzeni),
  • düzenli egzersiz yapılması ve fazla kiloların verilmesi,
  • yeterli uykunun alındığı bir uyku düzeninin oluşturulması,
  • stresten uzak durulması,
  • alkol almaktan kaçınılması,
  • yeşil çay gibi içeceklerin tercih edilmesi gibi önlemler bulunmaktadır.

Gizli şeker tedavisi olarak gösterebileceğimiz yöntemler de, yukarıdaki önlemlerin uzman hekim gözetiminde ve diyetisyen desteğinde alınması, uygulanması olarak gösterilebilir. Bu önlemler gizli şeker sorunu ortadan kaldırmayı ya da Tip 2 Diyabet hastalığına dönüşmesini engelleyebilen/geciktirebilen önlemlerdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir