Grip Belirtileri

Grip, virüs kaynaklı bir solunum yolu hastalığı olarak tanımlanabilir. Çok bulaşıcı olan hastalık, grip olan kişinin öksürmesi, hapşırması, el temasında bulunması gibi yollarla başka kişilere geçebilmektedir. Bu yollarla yayılan enfeksiyon yani grip, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre tüm dünyada yıllık 350 milyon-1 milyar arasındaki kişiyi etkileyen bir rahatsızlıktır.

Yetişkinler hastalık belirtileri ortaya çıkmadan bir gün öncesine kadar ve hastalandıktan 7 gün sonrasına kadar virüsü bulaştırabilirler. Dolayısıyla hasta olduğunu bilmeyen kişiler bile virüsü bulaştırabilirler, grip salgınlarının uzun sürmelerinin ve kolayca büyümelerinin altında yatan önemli nedenlerden birisi de budur.

Grip, bulaşıcılığı çok yüksek olan ve dünya çapında her yıl 0,3-1 milyar aralığında bulunan sayıdaki etkileyen bir hastalıktır.

Grip salgınları ve üst solunum yolu rahatsızlıkları, yine Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre her yıl 250 bin-500 bin arasında ölüme yol açan rahatsızlıklardır. Sanayileşmiş ve gelişmiş ülkelerde genellikle 65 yaş üzerinde bulunan kişilerde meydana gelen ölümler, gelişmemiş ülkelerde diğer yaş gruplarında da önemli rakamlara ulaşabilmektedir. Yine de grip nedeniyle (üst solunum hastalıkları nedeniyle) hastaneye yatışların ve meydana gelen ölüm vakalarının genellikle yüksek riskli olarak nitelendirilen gruplarda olduğu söylenebilir.

Grip Virüsü Türleri

Grip (influenza) virüsü, sanılanın aksine yüzlerce farklı çeşidi bulunan bir virüs değildir. Temelde A, B, ve C Tipleri olarak nitelendirilen 3 tip bulunan grip virüsleri, bazı zamanlarda yapılarını değiştirebilen ve alt tipleri ortaya çıkabilen virüslerdir. Grip virüsünde ortaya çıkan bu yapı değişiklikleri Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından izlenir ve salgın yapma ihtimali yüksek olan virüsler belirlenir. Grip virüsünün 3 temel tipinin genel özellikleri ise şu şekildedir:

Grip, farklı tipleri olan ve grip (influenza) virüsü olarak adlandırılan bir virüs nedeniyle ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.
  • Tip A Grip Virüsü: Hayvanlarda da görülebilen Tip A virüsü, genellikle insanları etkileyen bir virüstür. Sık sık değişebilen ve gelişebilen virüs, kuşlara bulaşabilen Kuş Gribi gibi alt türlerinin oluşmasıyla bilinir ve tehlikeli kabul edilir.
  • Tip B Grip Virüsü: Sadece insanlarda görülen Tip B Virüsü nedeniyle oluşan grip, Tip A Virüsünün yol açtığı hastalıkla kıyaslandığında daha hafif seyreden, daha hafif belirtilerle atlatılabilen bir hastalıktır.
  • Tip C Virüsü: Sadece insanlarda bulunan virüs salgın olarak yayılmaz. Diğer iki grip virüsü tipine göre daha etkisiz olan ve genellikle ağır belirtilere yol açmayan bir grip virüsü tipidir.

Tarihte önemli sayıda ölüm vakalarının ortaya çıkmasına neden olan İspanyol gribi, Asya Gribi, Kuş Gribi, Domuz Gribi gibi grip türleri/virüsleri, yukarıda sıralanan virüs tiplerinin (özellikle Tip A Grip virüsünün) alt tipleridir.

Grip Nedenleri

Bahsedilen virüsler nedeniyle ortaya çıkan grip hastalığının başka kişilere bulaşmasının ve grip salgınlarının ortaya çıkmasının en önemli nedeni, hasta olan kişilerin hapşırık, öksürük ve havaya saçılan damlacıklar yoluyla etrafa yaydığı virüslerden korunamamaktır. Hasta tarafından kullanılan çatal, bıçak, bardak gibi malzemeler ya da hastayla direkt olarak temas edilmesi de virüsün bulaşmasına neden olabilir.

Grip hastalığının bulaşma nedenleri, hastayla veya eşyalarıyla direkt temasta bulunmak ya da hastanın öksürme, hapşırma gibi yollarla havaya saçtığı damlacıklara maruz kalmak şeklinde gösterilebilir.

Kuş gribi gibi virüs türleri ise virüslü gıdaların tüketilmesi, göze virüsün sıçraması, enfekte kuşlarla ya da enfekte kuşların atıklarıyla temas edilmesi gibi yollarla bulaşabilir.

Gripte Riskli Kabul Edilen Gruplar

Gribe yakalanma ve hastalığı ağır seyretme riski yüksek olan gruplar şunlardır:

3 yaşın altındaki çocuklar ve 65 yaşın üzerinde bulunan yaşlılar, grip hastalığına yakalanma ve hastalığı ağır şekilde seyretme ihtimali yüksek olan kişiler arasında bulunurlar. Hamileler, kronik hastalıkları olanlar, bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler de grip hastalığından daha çok etkilenme ihtimali yüksek olan kişilerdir.
  • Beş yaş altı çocuklar, özellikle 2 yaş altındaki çocuklar ve 65 yaş üstünde olan yaşlılar, bakım evlerinde kalanlar,
  • 19 yaşından küçük olun ve sürekli aspirin kullanmak zorunda olan kişiler,
  • Hamileler,
  • İleri derecede obez olan kişiler,
  • Bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler (HIV-AIDS sorunu olanlar, kemoterapi alanlar, kanser hastaları, organ nakli olup ilaç kullanan hastalar),
  • Steroid (kortizon) kullanan kişiler,
  • Şeker hastalığı gibi metabolik bozukluğu olan kişiler,
  • Akciğer, kalp, böbrek, karaciğer, kemik iliği hastalıkları gibi kronik hastalıkları olan kişiler,
  • Solunum sistemi hastalığı (KOAH, kronik bronşit, astım vb.) olan bireyler.

Grip Sonucunda Ortaya Çıkabilen Hastalıklar

Grip neticesinde veya gribin etkileri nedeniyle ortaya çıkabilen hastalıklar şunlardır:

Grip sinüzit, bronşit, zatürre, orta kulak iltihabı gibi hastalıkların ortaya çıkmasına yol açabilir.
  • Sinüzit,
  • Orta kulak iltihabı,
  • Bronşit,
  • Zatürre,
  • Nadiren görülen kalp zarı iltihabı (miyokardit ve perikardit),
  • Çocuklarda görülebilen Reye Sendromu,
  • Kan zehirlenmesi(sepsis) ve septik şok,
  • Akut böbrek yetmezliği, çoklu organ yetmezliği,
  • Yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC),
  • Menenjit,
  • Ensefalopati,
  • Hastalık sonrası gelişebilen Guillain Barre sendromu.

Grip Aşısı ve Bağışıklık

Grip virüsüne karşı kalıcı bağışıklık kazanılamamasının nedeni ise, virüste her yıl ya da birkaç yılda bir meydana gelen yapısal değişikliklerdir. Yani grip geçiren kişi aslında o virüse karşı bağışıklık kazanmıştır ama virüste meydana gelen değişiklikler virüsün bağışıklık sisteminden kaçmasını ve hastalığı atlatan kişinin ertesi yıl tekrar hasta olmasını sağlayabilir.

Genellikle her yıl Eylül ayında ücretsiz olarak yapılmaya başlanan grip aşısı, grip hastalığından korunmanın en iyi yolu olarak gösterilebilir.

Aynı durum grip aşısı içim de geçerlidir. Grip aşısı gripten korunmanın en iyi yoludur ve her yıl tekrarlanması gerekir. Virüste meydana gelen değişiklikler, grip aşısının koruyuculuk özelliğinin yetersiz kalmasına neden olabilir ve grip aşısının her yıl yenilenmesini gerektirir. Yine de genelde Ocak ayında zirve yapan (Ekim ayında ve sonrasında da bu durum ortaya çıkabilir)grip salgınlarına karşı koruyuculuğu 2 hafta sonra başlayan ve Eylül’den itibaren yapılan grip aşısını yaptırmak, gripten korunmanın en iyi yoludur.

Grip Belirtileri

Virüs bulaştıktan 1-4 gün sonra, ortalama 2 gün sonra ortaya çıkan grip, sıkça görülen şu belirtilerle kendisini gösterebilir:

38-40 dereceye kadar çıkan yüksek ateş gribin ilk belirtisi olabilir. Grip belirtileri arasında kas ve eklem ağrıları, üşüme ve titreme gibi belirtiler de bulunur.
  • Ani başlayan ve 39-40°C seviyesine yükselen ateş,
  • Boğaz ağrısı ve bazen ses kısıklığı olması,
  • Üşüme ve titreme,
  • Baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları,
  • Göğüs ağrısı olması, göğüste rahatsızlık ve yanma görülmesi,
  • Halsizlik ve bitkinlik,
  • Kuru öksürük,
  • Burun akıntısı.

Soğuk algınlığı, nezle gibi hastalıklarla ortak oldukları görülebilen öksürük ve boğaz ağrısı gibi grip belirtileri, gribin bu hastalıklarla karıştırılmasına neden olmaktadır. Ama gripte genellikle ilk görülen belirti yüksek ateş olurken, soğuk algınlığında boğaz ağrısıdır. Soğuk algınlığında genellikle ateş görülmez, bazı durumlarda 38°C altında olan hafif ateş görülebilir. Soğuk algınlığındaki daha sonraki belirtiler burun tıkanıklığı ve burun akıntısıdır. Gripte yüksek ateş sonrası görülen belirti ise kas ağrıları ve halsizlik olacaktır.

Bazı grip salgınlarında gözlerde sulanma, yanma, kızarıklık, ışığa bakamama ve ışıktan rahatsız olma, göz hareketleri sırasında hissedilen ağrı, bulantı, kusma, ishal gibi belirtiler de görülebilir/görülmüştür.

Grip Tanısı

Grip tanısı burun, balgam ve diğer solunum yolu sıvılarından alınan örneklerle yapılan hücre kültürüyle konulabilir.

Grip hastalığının kesin tanısı, hastadan alınan burun, balgam veya diğer solunum yolu sıvılarının örnekleriyle yapılan hücre kültürüyle konulabilir. Tanı koymak için başvurulabilen başka yöntemler de mevcuttur.

PCR tekniği, DFA (Direkt Florasan Antikor) Testi, EIA (Enzim İmmünoassay) Testi gibi başka tahliller/testler de grip tanısı koyulmasını sağlayabilirler.

Grip Tedavisi

Hastalar arasında grip hastalığında yüksek risk grubunda bulunan, kronik hastalığı olan ya da riskli kabul edilen yaşlarda bulunan kişilerin ve gebe kadınların doktora başvurmaları önerilir. Çok yüksek ateş, şiddetli kas ağrıları ve halsizlik gibi belirtiler gösteren kişilerin de sağlık kuruluşlarından yardım almaları tavsiye edilir.

Virüs kaynaklı bir hastalık olan grip, antibiyotiklerle tedavi edilebilen bir hatalık değildir. Hastalığın neden olduğu kas ağrıları, baş ağrıları ağrı kesicilerle (küçük çocuklara verilmemelidir) önlenebilir. Grip hastalarının yapması gerekenler şu şekilde sıralanabilir:

Grip tedavisinde antibiyotikler işe yaramaz. Hastanın sıcak ortamlarda dinlenmesi, bol sıvı alması, alkol ve sigara kullanmaması, hastalığı süresince kendisine yardım edecek olan birilerini bulması ama mümkün olduğu kadar insanlarla temas etmekten kaçınması önerilir.
  • İnsanlarla temas etmekten kaçınmak, mümkün olduğu kadar evde kalmak,
  • Yeterli miktarda sıvı almak,
  • Sıcak ortamlarda bulunmak ve istirahat etmek,
  • Alkol-sigara tüketmemek,
  • Size yardımcı olan birinin olduğuna emin olmak (yalnız yaşıyorsanız bir komşunuza ya da akrabanıza hasta olduğunuzu söylemek, yardım istemek), hastalığı daha kolay atlatmanızı sağlayacak önlemler olarak sıralanabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir