Sinüzit Belirtileri

Yüz kemiklerinin içerisinde, burnun ve gözlerin çevresinde yer alan ve içi hava dolu olan kemik boşluklarının (sinüs) iltihaplanmasına sinüzit adı verilmektedir. Doğumdan itibaren oluşmaya başlayan sinüsler, ergenlik dönemine kadar tamamlanmış olurlar. İçi hava dolu olduğu için kafanın ağırlığının azalmasına ve başın dik tutulmasına yardımcı olan sinüsler, sesin karakterini ve tınısını sağlamakla da görevlidirler. Burundan solunan havanın nemlenmesini sağlamak ve normal kabul edilen vücut ısısına yaklaşmasına yardımcı olmak da sinüslerin görevidir.

Sinüzit Hastalığı ve Türleri

Yukarıda sayılan önemli görevleri üstlenen sinüs boşluklarını kaplayan mukozanın iltihaplanması ise sinüzit olarak isimlendirilir. En çok kış aylarında görülmesine rağmen her mevsimde karşılaşılabilen bir sorundur. Sinüzit hastalığı, hastalığın süresine göre sınıflandırılırsa 3 türü olan bir hastalık olarak nitelendirilebilir.

Sinüzit vakaları, hastalığın devam etme süresine bakılarak akut, subakut ve kronik sinüzit olarak 3 başlıkta incelenirler.
  1. Akut Sinüzit: 2 haftadan kısa süre boyunca devam eden sinüzit, akut sinüzit olarak adlandırılmaktadır.
  2. Subakut Sinüzit: 2 hafta ile 12 hafta arasında kalan süreler boyunca devam eden sinüzit problemleri subakut sinüzit olarak isimlendirilmektedir.
  3. Kronik Sinüzit: Kronik sinüzit, 12 haftadan daha uzun süre devam eden sinüzit rahatsızlıklarına verilen isimdir.

Sinüzit Sebepleri

Sinüzit temel olarak sinüs boşluklarının buruna açılan kanallarının tıkanması nedeniyle meydana gelir. Tıkanan bu kanallar, sinüslerin kendileri tarafından üretilen salgıların sinüs boşlukları içine hapsolmalarına sebep olurlar. Sonuçta oluşan bu durum mikropların çoğalmaları için uygun bir ortam hazırlanmış olması anlamına gelir ve sinüzit hastalığı meydana gelir. Sinüzit genellikle üst solunum yollarından sinüslere ulaşan ve grip, soğuk algınlığı gibi hastalıklara neden olan virüsler sebebiyle ortaya çıkar. Daha ender olarak görülen bazı sinüzit vakaları ise enfekte dişler, mantar enfeksiyonları ya da sinüslere bulaşmış olan bakteriler nedeniyle meydana gelmektedir.

Sinüzit,  kafada bulunan ve içleri hava dolu olan kemik boşluklarında (sinüs) meydana gelen iltihaplanma olarak tanımlanabilir.

Sinüzit oluşmasına neden olan, hastalığı tetikleyen ya da hastalığa yakalanma riskini artıran bazı durumlar ise şunlardır:

  • Burun içinde büyüyen etler bu sorunun ortaya çıkmasına yol açabilirler.
  • Sigara içmek sinüzit hastalığının ortaya çıkma riskini çok yüksek bir seviyeye taşır.
  • Büyük geniz eti ve geniz akıntısı gibi sorunlar da hastalığı tetikleyebilen etkenlerdir.
  • Burun kemiğindeki eğrilik, nefes almayı engelleyen şekil bozuklukları sinüzit nedenleri arasında sayılabilirler.
  • Kistik fibrozis, reflü, saman nezlesi, alerjiler, sinüslerdeki kılların (mukusun dışarıya atılmasını sağlayan silia) görevlerini yapmalarını engelleyen hastalıklar, solunum yolları enfeksiyonları, çok fazla mukus oluşmasına neden olan soğuk algınlığı gibi hastalıklar sinüzit nedenleri arasında sayılabilirler.
  • Kış aylarında soğuk ve kuru hava sinüzit hastalığını tetikleyebilir.
    Dalış yapmak ve uçmak gibi irtifa değişiklikleri sinüzite yol açabilen tetikleyiciler arasında sayılabilirler.
  • Gerekli olandan daha fazla burun açıcı sprey kullanmak hastalığı tetikleyen nedenler arasında bulunur.
  • Uçağa binmek veya dalış yapmak gibi nedenlerle ortaya çıkan irtifa değişiklikleri sonrasında sinüzit rahatsızlığı ile karşılaşılabilir.

Sinüzit Belirtileri

Kendisini (genellikle) ağrıyla belli etmeyen sinüzit, kişiden kişiye değişebilen bazı belirtilerle kendisini gösterebilir. Sinüzit hastası olan her 20 kişiden sadece 1’inde sinüziti gösteren bir ağrı vardır. Diğer sinüzit vakalarında sıklıkla görülen belirtiler ise şu şekilde sıralanabilirler:

  • Birkaç haftadan fazla süren soğuk algınlığı hastalıkları, nezle, grip ve bazı zamanlarda hafif ateş yükselmesi görülmesi,
  • İnatçı öksürük (özellikle gece veya sabaha karşı ortaya çıkar),
  • Mide bulantısı ve/veya kusma,
    10-15 günden fazla süren grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklar veya hafif ateş yükselmeleri, sinüzit hastalığı nedeniyle ortaya çıkan belirtiler olabilir.
  • Geniz akıntısı ile birlikte boğazda yanma hissedilmesi,
  • Sarı-yeşil renkli ve koyu kıvamlı burun akıntısı,
  • Burun tıkanıklığı ve horlama gibi sorunlarla karşılaşılması,
  • Göz çevresinde durulan basınç hissi,
  • Nefeste kötü koku olması, koku alma bozukluğu olduğunun fark edilmesi,
  • Davranış değişikliklerinin olması,
  • Uzun süre geçmeyen baş ağrısı gibi belirtiler sinüzit belirtileri olarak gösterilebilirler.

Sinüzit Tedavisi

Akut sinüzit hastalığı 4 hafta sürer ve ilaç tedavisiyle ya da kendiliğinden iyileşen bir hastalıktır. Antibiyotikler, burun açıcı spreyler, burun ile sinüs yıkama sıvıları ve spreyleri, alerji hapları ve soğuk algınlığı hapları gibi malzemeler kullanılarak tedavi edilmesi mümkündür.

Subakut sinüzit olarak isimlendirilen rahatsızlık ise akut sinüzitin iyileşmediği ama kronik sinüzit rahatsızlığının tam olarak oluşmadığı bir geçiş evresi olarak kabul edilebilir. Bu nedenle bazı farklılıklar olsa da akut sinüzit hastalığında uygulanan yöntemlerle tedavi edildiği söylenebilir.

Sinüzit tedavisinde hastalığı tetikleyen etkenlerin uzaklaştırılmasını sağlayan yaşam tarzı değişiklikleri ve bazı ilaçlar kullanılır. Bu önlemlerin/tedavilerin faydalı olmadığı vakalarda ise cerrahi müdahale yöntemlerine başvurulması gerekebilir.

Kronik sinüzit çeşitli tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin farklı kombinasyonları uygulanarak tedavi edilebilir. Kronik sinüzit hastalığı, alerjileri tetikleyen etkenlere veya sigara dumanına karşı yapılan yaşam tarzı değişiklikleri, akut sinüzit tedavisinde de kullanılan ilaçlar ve gerekli olduğunda başvurulan cerrahi tedavi yöntemleri ile tedavi edilebilir ya da belirtileri kontrol altında tutulabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir