Şok Belirtisi

Şok, akut dolaşım yetmezliğiyle meydana gelen ve etkilediği kişiyi hayatını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya bırakan çok ciddi bir sorundur. Basit bir şekilde tarif etmek gerekirse, vücutta dolaşımda bulunan kan miktarının azalmasını takip eden durum olarak belirtilebilir.

Şok Etkileri

Özellikle kanın taşıdığı oksijenin ve diğer gerekli maddelerin dokulara ulaşmaması, şok durumunda bulunan kişinin (hayati önem taşıyan bu döngünün bozulması sonucunda) yaşamının tehlikeye düşmesi sonucunu doğuracaktır. Şok durumunda atardamarlardaki kan basıncının şiddetli bir düşüş yaşaması yani tansiyonun düşmesi vücudun genelindeki kan akışının azalmasına yol açacaktır. Yani vücutta yayılma eğilimi gösteren şok, hücrelerin yetersiz miktarda kan ve dolayısıyla oksijen almalarına neden olacaktır.

Şok, basit olarak kan dolaşımı miktarının azalması sonucunda görülen bir sorun olarak tarif edilebilir.

Özellikle sinir sistemleri gibi oksijen eksikliğine hızlı bir şekilde tepki veren dokuların etkilendiği şok sırasında böbreküstü bezleri adrenalin ve noradrenalin hormonlarını salgılarlar. Bu hormonlar kalp atışının hızlanmasını ve kan dolaşım hızının artmasını, sorun yaşayan kişinin normale dönmesini sağlar. Ama vücudun verdiği bu tepki ve buna benzeyen diğer koruma mekanizmaları yeterli olmayabilir.

Şok Çeşitleri ve Şok Nedenleri

Şok çeşitleri soruna yol açan nedenlere göre ayrılarak 5 başlık altında incelenebilir:

1.Hipovolemik Şok

Kan kaybı veya vücut sıvılarının kusma, ishal gibi nedenlerle kaybedilmesi sonucunda ortaya çıkan şok tipidir.

En önemli şok belirtisi, gözlemlenen kan basıncı düşüklüğüdür.

2. Anaflaktik Şok

Vücuda dışarıdan giren çeşitli maddeler (ilaçlar, böcek sokmaları, gıda alerjileri) neticesinde görülen alerjik nedenlerle meydana gelen şoklardır.

3. Kardiojenik Şok

Kalbin hasarlı olduğu ve bu nedenle vücuda ihtiyacı olan kanın tedarik edilemediği durumlarda gerçekleşen şoklardır.

Baş dönmesi veya bilinç bulanıklaşması gibi durumlar şok belirtileri arasında yer alırlar.

4.Septik Şok

Zatürre, deri enfeksiyonları ve idrar yolu enfeksiyonları (kanda çoğalan bakterilerin toksin salmaları) gibi bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle kendisini gösteren şoklardır.

5. Nörojenik Şok

Omurga yaralanması ya da kafa travması yaratan travmatik kazalar gibi nedenlerle, omurilik yaralanması neticesinde gözlemlenen şoklardır.

Şok Belirtileri

Şok belirtilerini şu şekilde verebiliriz:

Şok belirtilerinden bir tanesi de hastadan zayıf nabız alınmasıdır.
  • Kan basıncında düşme en önemli belirtidir.
  • Zayıf nabız görülür.
  • Baş dönmesi sık görülen bir şok belirtisidir.
  • Hızlı ve yüzeysel solunum olabilir.
  • Ciltte soğukluk, solukluk ve nemlilik (dolaşımı azalan kan nedeniyle) fark edilebilir.
  • Dudak çevresinde solukluk ya da morarma görülebilir Endişe, huzursuzluk gibi tepkiler şok yaşayan insanların verdikleri tepkilerdir.
    Şok sonucunda ortaya çıkan susuzluk hissi şok belirtilerinden birisidir.
  • Bilincin bulanıklaşması, problem yaşayan kişinin bilinç kaybına yakın durumlara gelmesi şok sonucunda görülebilecek olan belirtilerden birisidir.
  • Susuzluk hissi de şok nedeniyle ortaya çıkan belirtiler arasında bulunur.

Şok Tedavisi

Şok sonrası tedavi sağlık kuruluşlarında yapılan ve hastaya sıvı takviyesi yapılması gibi uygulamalardan oluşan tedavidir. Ama hayati tehlike yaratabilen şok sırasında acil ilkyardım uygulanması gerekecektir.

Şokta İlkyardım

Tüm ilkyardım uygulamalarında ilk olarak yapılması gereken güvenlik önlemlerini almaktır.

  • Şokta ilkyardım sırasında hastanın kan dolaşımını kolaylaştırmak öncelik olarak kabul edilmelidir. Bu nedenle hayra sırt üstü ve düz olarak yatırılır. Bacakların vücuttan daha yüksek bir konuma getirilmesi (ayakların kalp seviyesinden 30 cm kadar yüksek olması) ve vücudu sıkı şekilde saran giysilerin çıkartılması da kan dolaşımını kolaylaştıracaktır.
    Şokta ilkyardım uygulamaları hastanın kan dolaşımını kolaylaştıran önlemlerdir.
  • Hastanın boyun travması yoksa başının yana doğru çevrilmesi uygun olur.
  • Kanama nedeniyle meydana gelen şok söz konusu olduğunda kanamayı uygun yöntemlerle durdurmak gerekir.
  • Hastanın hava yolunun açık olmasına dikkat etmek ve kanaması varsa uygun yöntemlerle durdurmak gerekir.
  • Hastanın vücudunu örtmek ve vücut ısısını muhafaza etmek uygun olacaktır. Ama vücut ısının fazla artmamasına dikkat edilmelidir. Vücut ısısı fazla yükseldiğinde damarlar genişler ve kan dolaşımı aksar, tansiyon düşer. Yani şok etkilerinin arttığı görülür (ya da şoka yol açan etkilerin arttığı görülür).
  • Hasta sıvı tüketebilecek haldeyse, kaybettiği sıvıyı, mineralleri ve şekeri takviye etmesini sağlamak amacıyla şekerli ve tuzlu su içirmek yerinde olacaktır.
    Şok yaşayan hasta sıvı tüketebilecek durumdaysa şekerli ve tuzlu su içmesi sağlanabilir.
  • Hastanın endişelerini, kaygılarını, korkularını gidermeye çalışmak ve hastayı mümkün olduğu kadar sakin tutmak gerekir.
  • Yukarıda sayılan önlemlerin tamamı hızlı bir şekilde alınmış ve hasra kendisini iyi hissetmeye başlamış olsa dahi mümkün olan en kısa süre içinde hastaneye götürülmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir