Suçiçeği Belirtisi

Suçiçeği, Varisella zoster (havada birkaç saat canlı kalan ve çok hızlı şekilde çoğalan bir virüs) isimli virüsün solunum yoluyla vücuda alınması veya göz ile temas etmesi sayesinde vücuda girmesi nedeniyle ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalıktır.

Suçiçeği Hastalığının Ortaya Çıkma Süreci

Suçiçeği hastalığına yol açan Varisella zoster virüsü, havada 1-2 saat canlı kalabildiği ve hızlı bir şekilde çoğalabildiği için hastalığı taşıyan kişiden yakınındaki diğer kişilere kolay bir şekilde bulaşabilmektedir. Bulaşıcılığı çok yüksek olduğu için genellikle hedef aldığı çocuklar arasında (örneğin okullarda) kolay ve hızlı bir şekilde yayılabilir. Havadan bulaşan virüs, hastada görülen döküntülere direkt olarak temas edildiğinde de bulaşmaktadır.

Varisella zoster virüsü (3D çizim), suçiçeği hastalığına neden olan virüstür.

Suçiçeği hastalığını ortaya çıkartan virüsün diğer kişilere bulaşabildiği zaman aralığı, hastada döküntülerin ortaya çıkmasından önceki 2-7 gün ve döküntüler ortaya çıktıktan sonraki (yaklaşık) 1 haftalık süredir. Hastalık bulaştıktan sonra sinsi bir süreç izleyerek gelişimini sürdürür. Döküntülerin ortaya çıkmasından 2 gün öncesine kadar karakteristik klinik bir belirti göstermez. Bu aynı zamanda hastalığın bulaşmasının kolay olduğu bir döneme denk gelmektedir. Dolayısıyla kolay bir şekilde bulaşan, kolay ve sinsi bir şekilde ilerleyen bir hastalıktır.

Hastalığın Gelişimi

Kuluçka süresi hastalık bulaştıktan sonra (ilk hastayla temas edilmesini takip eden) 14-21 günlük süredir.

İlk temastan sonraki 4 gün içinde üst solunum yolu lenf bezlerine yerleşen virüsler çoğalmaya başlarlar. 7.günde diğer organlara (karaciğer ve dalak başta olmak üzere) yayılan ve çoğalmaya devam eden virüs, ateş, baş ağrısı, karın ağrısı, halsizlik gibi genel belirtileri genellikle 14. Günde göstermeye başlar. İlk döküntüler bu sürenin sonunda ortaya çıkarlar. Kırmızı kabarıklıklar şeklinde kendilerini gösteren ve daha sonra içi sıvı hale dönüşen döküntüler, yüz ve saçların diplerinden başlayarak vücuda yayılırlar. Omuzlarda ve sırtta çıkmaya devam eden döküntüler daha sonra kol ve bacaklara da yayılırlar.

Suçiçeği hastalığında öncelikle yüzde ve saç diplerinde görülmeye başlanan döküntüler, hastalığın ilerleyen süreçlerinde vücudun farklı bölgelerine de yayılırlar.

Hastalığın ilerlediği ve içi sıvıyla dolu döküntülerin sayısının önce arttığı, sonrasında kabuk bağlayarak döküldüğü süre (çocuklarda) genellikle 1 haftadır. Bu süre içinde ve döküntüler ortaya çıktıktan sonra eski döküntüler kurumaya başlarken yeni döküntülerin oluştuğu gözlemlenebilir. Döküntü sayısı ise 10-20 tane kadar (enfeksiyon hafif seyrettiğinde) yani az miktarda olabileceği gibi 300-500 tane döküntünün ortaya çıktığı vakalar da görülebilir.

Suçiçeği Belirtileri

Suçiçeği hastalığında döküntüler ortaya çıkmadan birkaç gün öncesinde halsizlik, hafif ateş, burun akıntısı gibi hafif bazı belirtiler görülür. Hastalık sırasında ortaya çıkan belirtilerse şunlardır:

Çiçeğe benzeyen döküntüler suçiçeği hastalığının en önemli belirtileridir.
  • Çiçeğe benzeyen döküntülerin, su baloncuklarının ortaya çıkması,
  • Döküntüler nedeniyle ortaya çıkan kızarıklıklar ve kaşınma isteği,
  • Yüksek Ateş,
  • İştah kaybı,
  • Baş Ağrısı.

Su Çiçeğinden Korunma Yöntemleri ve Hastalığın Tedavisi

Suçiçeği geçiren çocuklar ömür boyu devam eden bağışıklığa sahip olurlar. Ama bazı durumlarda hastalık tekrarlayabilir. Suçiçeği enfeksiyonu geçirilmesi sonrasında uyur duruma geçen virüs, bazı faktörler nedeniyle ilerleyen süreçlerde aktif hale gelerek ‘zona (herpes zoster)’ olarak isimlendirilen hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilir. Gece yanığı olarak da isimlendirilen zona, bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olan hastalıklarla (grip, kanser, idrar yolu enfeksiyonu vb.) mücadele edildiği sırada ortaya çıkabilir.

13 aylık bebeklere yapılan ve 4-5 yaşında yinelenen suçiçeği aşısı, hastalığı geçirmeyen (geçirmesi istenmeyen) ve bağışıklığı olmayan kişileri koruyabilmek için en iyi yöntem olarak gösterilebilir.

Suçiçeğinden korunmak isteyen kişilerin hastaların (suçiçeği ya da zona hastalarının) bulundukları ortamlardan uzak durmaları, hastalarla ve hastalığın neden olduğu döküntülerle temas etmemeleri önerilebilir. Aksi halde suçiçeği geçirmemiş olan kişilerin hastalığa yakalanma ihtimalleri bir hayli yükselecektir. Zona hastalığı doğrudan doğruya bulaşan bir hastalık değildir ama suçiçeği geçirmeyen kişiler zona hastalığı bulunan kişilerle temas ettiklerinde suçiçeği hastalığına yakalanabilirler.

Okullar gibi çocukların yoğun olduğu yerlerde yaşanan suçiçeği hastalığından, salgından korunmak amacıyla veliler ya da okul yönetimleri bazı önlemler alabilirler. Suçiçeği hastalığından korunmanın en önemli yolu ise 13 aylık bebeklere yapılan ve 5-6 yaşında tekrar edilmesi gereken suçiçeği aşısıdır.

Tedavi

Hamile kadınları da tehdit edebilen suçiçeği hastalığının tedavisinde kullanılan spesifik bir ilaç yoktur. Virüslerin yol açtığı bir hastalık olduğu için antibiyotiklerin kullanılması da söz konusu değildir.

Suçiçeği tedavisinde yatak istirahati, (gerektiğinde) ateş düşürücü ilaçlar kullanılması, beslenme düzenin iyi planlaması ve kaşıntılar için gerekli önlemlerin (tedavilerin) alınmasının yeterli olacağı söylenebilir.

Bazı özel durumlarda çocukların virüslere karşı ilaç kullanmaları gerekebilir. Örneğin kemoterapi gören ya da kortikosteroid kullanan çocuklarda suçiçeği hastalığının daha ağır biçimde seyretme ihtimali vardır. Bu durumlarda virüse yönelik ilaç kullanılabilir ama diğer çocukların bu ilaçları kullanmaları gerekmez.

Ateş düşürücülerin kullanılması, hastadaki kaşıntı ve enfeksiyonu engelleyebilecek olan banyolara özen gösterilmesi, gerekliyse kaşıntıya yönelik tedavilerin yapılması ve beslenme düzeninin iyi şekilde ayarlanması hastalığın atlatılmasını kolaylaştıracak yöntemler, tedavi yöntemleri olarak gösterilebilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir