Ülseratif Kolit Belirtileri

Bir kalın bağırsak hastalığı olan ülseratif kolit, sessiz ve aktif dönemlerle seyreden kronik bir sindirim sistemi hastalığı olarak tanımlanabilir.

Ülseratif kolit, kolonun (kalın bağırsağın) iç yüzünü kaplayan mukozada iltihaplanmaya ve ülserlere yol açan bir hastalıktır. Her zaman rektumu ve bağırsağın ince bağırsaktan sonraki bölümü olan kalın bağırsağı etkileyen hastalık, sindirim kanalının iç yüzeyini örten tabakada (mukozada) bazı değişiklikler (hastalığın şiddetine bağlı olarak) meydana gelmesine neden olur. İltihabi reaksiyon neticesinde bağırsağın iç yüzeyinde meydana gelen değişikliklere yol açan ülseratif kolit, mukozada ülser, şişme, yaralanma, kanama ve tahriş ile seyreden bir hastalıktır.

Ülseratif kolit, rektumu ve kalın bağırsağı etkileyen, ülserlere ve kanamalara neden olan bir hastalıktır.

Ülseratif kolit, sözlük anlamıyla ‘ülserlerle karakterli hastalık’ olarak anlatılabilir. Mukozada iltihaplanmaya ve ülserler oluşmasına yol açması sebebiyle söz olan konusu hastalığa ‘ülseratif kolit’ adı verilmiştir. Kalın bağırsak içinde sıklıkla rektumu ve son kolonu (kalın bağırsağın son bölümünü) etkileyen hastalık, sindirim kanalının (bağırsak kanalının) diğer bölümlerini yani mide, ince bağırsak gibi bölümleri etkilemez.

Ülseratif Kolit Nedenleri

Ülseratif kolit, nedenleri kesin olarak tespit edilemeyen hastalıklardan birisidir. Hastalığın bulaşıcı olmadığı ve genetik geçiş gösterebildiği (ailesinde ülseratif kolit hastalığı bulunan kişilerde görülme ihtimali daha yüksektir) bilinmektedir.

Ülseratif kolit oluşumunda etkili olan diğer faktörler arasında bazı çevresel faktörlerin, sigara ve alkol kullanımının bulunduğu düşünülmektedir. Aspirin, antibiyotik, doğum kontrol hapları gibi ilaçların da hastalığın şiddetlenmesine yol açtığı varsayılır.

İnflamatuvar barsak (bağırsak) hastalığı olarak nitelendirilen hastalıklar.

Herhangi bir gıda türü nedeniyle meydana gelmeyen hastalığın mutsuz bir çocukluk sonunda ya da ruhsal stres yaşanması neticesinde ortaya çıktığı yönündeki teoriler de kabul görmemiştir. Bazı teoriler ise hastalığın bir virüs ya da bakteri tarafından bağırsak duvarında başlatılan, bağışıklık sistemiyle ilgili (immünolojik) olaylar neticesinde ortaya çıktığını savunmaktadır. Ama bağışıklık sisteminde meydana gelen bozukluğun bu olayların başlangıcı mı olduğu yoksa yaşanan etkiler sonucunda mı ortaya çıktığı aydınlatılamamıştır.

Ülseratif kolit hastalığının ve ona çok benzeyen Crohn hastalığının bazı ailelerde daha sık görüldüğü tespit edilmiştir. Genetik geçiş kesin olarak saptanamasa da, hastaların yaklaşık 5’te 1’inin birinci derece akrabalarında aynı hastalığın görüldüğü tespit edilmiştir. Anne ve babasının her ikisinde de inflamatuvar bağırsak hastalığı olan çocuklarda bu hastalıkların görülme riskinin %36’ya kadar çıktığı belirtilmektedir. Yaygın olarak 20-40 yaşlar arasında başlayan hastalık, Kuzey Amerika ve Avrupa’da daha çok görülen bir hastalıktır. Asya ve Ortadoğu’da görülme sıklığı daha düşüktür.

Ülseratif Kolit, genetik geçiş gösterebilen, stres-alkol-sigara gibi faktörler nedeniyle tetiklenme ihtimali olan bir hastalıktır.

Stres ve bağırsak yangısı, ülseratif kolit hastalığını tetikleyebilen etkenler olarak kabul edilmektedirler.

Ülseratif Kolit Hastalığının Sindirim Kanalında Etkilediği Bölgeler

Ülseratif kolit hastalığı sadece kalın bağırsağı etkiler ve tutulum yerlerine göre farklı isimler alır:

Ülseratif kolit hastalığının etkilediği bölgelere göre isimlendirilmesi.
  • Proktit : Hastalığın sadece kalınbağırsağın rektum bölümünü etkilediği durumdur.
  • Proktosigmoid: Hastalığın rektum ve sigmoid kolon bölümünde görülmesidir.
  • Sol kolit: Hastalığın kalınbağırsağın sol kolon kısmını tutmasıdır.
  • Pankolit: Ülseratif kolit hastalığının kalın bağırsağın tamamını etkilediği durumdur.

Ülseratif Kolit Belirtileri

Kalın bağırsağın en önemli görevi, bağırsak içinde bulunan suyun kana geri emilimini sağlamaktır. Ülseratif kolit hastalığının ortaya çıkardığı değişiklikler nedeniyle yerine getirilemeyen bu görev, hastalığın en önemli bulgusu olarak ishal gelişmesine sebep olur.

İshal, bağırsak hareketlerinde artışa yol açar. Karın ağrısıyla beraber (doku zedelenmesi nedeniyle) ülserlere ve kanamaya neden olur. Bunların sonucunda hastada görülebilen belirtiler şunlardır:

Ülseratif kolit belirtileri arasında karın ağrısı, ishal, kanlı dışkılama, acil dışkılama ihtiyacı, dışkılama sırasında ağrı hissedilmesi gibi belirtiler vardır.
  • Kanlı dışkılama,
  • Rektal kanama (makattan kan gelmesi),
  • Acil dışkılama ihtiyacı,
  • Dışkılama sırasında hissedilen ağrı,
  • Devam eden ishal ve genellikle kramplar tarzında görülen karın ağrısı,
  • Kilo kaybı,
  • Ateş.

Hastalık ömür boyu devam eden bir rahatsızlıktır ama sessiz ve aktif dönemlerle seyreder. Aktif dönemlerinde tüm vücutta kırgınlık, halsizlik, eklem ağrıları gibi belirtiler görülebilir. Sindirim kanalı dışında bazı organları etkilediği, başka belirtiler ortaya çıktığı görülebilir. Deride cilt döküntüleri, gözlerde kanlanma, eklemlerde şişkinlik, ağızda yaralar gibi bulguların ortaya çıktığı gözlemlenebilir.

Ülseratif Kolit Tanısı ve Tedavisi

Yukarıdaki belirtileri, özellikle kanlı ishal ve karın ağrısı gibi belirtileri gösteren kişiler, hastanın şikâyetlerinin ve bulgularının değerlendirildiği dikkatli bir fizik muayeneden geçirilirler. Bu yöntemle konulan tanı, gaita incelemesi yapılması gibi bazı testler sayesinde kesinleştirilebilir.

Ülseratif kolit, çoğu hastalık gibi fiziksel muayene sonucunda teşhis edilen ve koyulan teşhisin bazı testlerle kesinleştirildiği bir hastalıktır.

Bağırsak kanseri gibi hastalıkların ortaya çıkma riskini artıran ülseratif kolit, hastalığın neden olduğu şikâyetleri/belirtileri ortadan kaldırmayı, kanser gibi hastalıklara yakalanma riskini azaltmayı, hastanın yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefleyen tedavi planlarıyla tedavi edilir. Hastalığın kesin tedavisi yoktur ama uygulanan tedaviler hastanın (nispeten) normal bir yaşam sürdürmesini sağlayabilirler.

Hastanın yaşına, hastalığın şiddetine, hastalığın süresine, cinsiyetine, hastanın yaşam kalitesine göre planlanan tedaviler, ilaç tedavisi, diyet ve ameliyat gibi yöntemlerinin birisinin ya da bu yöntemlerin kombinasyonlarının kullanılmasını gerektirebilir. Hastalığın şiddetli seyrettiği vakalarda bağırsakları istirahate almak, hastanede yatan hastaya kolay sindirilen besinlerden oluşan gıdalar vermek ya da damardan beslenmesini sağlamak gerekebilir.

İnflamatuvar bağırsak hastalıkları bağırsağın farklı bölümlerini etkileyebilirler. Bu hastalıkların tedavilerinde diyet, ilaçla tedavi, ameliyat gibi yöntemlere başvurulur.

Tedavi planlamaları ve uygulamaları hastalığın sakin seyrettiği ve aktifleştiği dönemlere göre değişebilir. Bu dönemler önceden tespit edilemediği için, hastanın sürekli olarak takip edilmesi gerekebilir. Hastalığın sessiz/sakin seyrettiği dönemler, hastanın hayatını normal bir şekilde devam ettirebildiği dönemlerdir. Hastalığın aktifleştiği dönemler ise hastada önemli ve şiddetli belirtilerin, bulguların, şikâyetlerin ortaya çıktığı dönemler olarak gösterilebilirler. Hastalığın tedavisinde kullanılan ve kalın bağırsak mukozasındaki inflamasyonu baskılayan ilaçların uzun süre boyunca kullanılması gerekebilir. Hastalığın şiddetine bağlı olarak tek ilacın kullanıldığı ya da birçok ilacın bir arada kullanıldığı görülebilir.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir